Şadi Özdemir’den Nilüfer için kritik mesajlar: “Bu ilçeyi hepimizin koruması lazım”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde sanayileşmeden konut baskısına, ulaşım sorunundan tarım ve orman alanlarının korunmasına kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Özdemir, Nilüfer’in yeni yoğunluklarla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi.

HABER: Zeynep Sude YAVUZ

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” programında ilçenin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Nilüfer’in yalnızca bir ilçeden çok daha fazlası olduğunu belirten Özdemir, ilçenin doğası, kültürü, sanatı, sporu, eğitimi, ekonomisi ve tarihiyle önemli bir kent niteliği taşıdığını söyledi.

“Nilüfer yeni yoğunluklarla karşı karşıya”

Nilüfer’in mevcut arazi yapısı nedeniyle konut ve sanayi baskısının dikkatli yönetilmesi gerektiğini belirten Özdemir, ilçenin topraklarının yaklaşık yüzde 24,5’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu ifade etti.

İlçede sanayi, eğitim, kültür, spor ve konut gibi çok sayıda işlevin sınırlı bir alanda toplandığını belirten Özdemir, yeni nüfus artışlarının planlama açısından ciddi sorunlar yaratabileceğini söyledi.

Özdemir, “Bütün sanayisi, kültürü, sanatı, eğitimi, sporu, turizmi, her şeyi yüzde 20-25’lik bir toprak alanında yapabiliyoruz” diyerek, mevcut kaynakların korunması gerektiğine dikkat çekti.

Sanayi yatırımlarına “yer” itirazı

Sanayinin kent ekonomisi açısından önemini kabul ettiğini belirten Özdemir, itirazlarının sanayiye değil, sanayinin yanlış yerde konumlandırılmasına yönelik olduğunu söyledi.

İnegazi bölgesindeki sanayi baskısına da değinen Özdemir, bölgede kurulması planlanan çimento fabrikasına ilişkin ruhsat sürecinde çevresel kaygılar nedeniyle dikkatli hareket ettiklerini belirtti.

Özdemir ayrıca, teknoloji organize sanayi bölgesi olarak gündeme gelen Teknosab’ın bölgedeki sanayi yoğunluğunu artıracağını savunarak, yeni sanayi alanlarının tarım arazileri ve kent yaşamı üzerindeki etkilerinin hesaba katılması gerektiğini ifade etti.

“65 bin değil, 100 bin kişi çalışabilir”

Sanayi bölgelerinin yeni nüfus hareketlerini de beraberinde getireceğini belirten Özdemir, Teknosab’da açıklanan istihdam rakamlarının ilerleyen süreçte daha da artabileceğini söyledi.

Bu insanların barınma ihtiyacının da beraberinde geleceğini vurgulayan Özdemir, “Bunların konut ihtiyacını, konut talebini nasıl karşılayacağız?” sorusunu gündeme getirdi.

Yeni sanayi bölgeleriyle birlikte Nilüfer’in konut baskısının daha da artabileceğini belirten Özdemir, ilçenin yaşam kalitesinin korunması gerektiğini söyledi.

Ulaşımda “her sabah bir saat” tepkisi

30 Ağustos, Kayapa ve Hasanağa bölgelerindeki nüfus artışının ulaşım sorununu büyüttüğünü belirten Özdemir, özellikle İzmir Yolu bağlantısında sabah saatlerinde uzun araç kuyrukları oluştuğunu söyledi.

Bölgedeki mevcut yolların genişletilmesinin de tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Özdemir, kentin kuzey ve güneyinden yeni arterlerin oluşturulması gerektiğini savundu.

Özdemir, vatandaşların her gün ulaşımda saatler kaybetmesinin hem psikolojik hem de ekonomik maliyet oluşturduğunu belirterek, “Sen 5 yıl daha her sabah 1 saatini yola çıkmak için yürü demeyeceksin” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’in batısına yeni yaşam alanları

Nilüfer’de sosyal yaşamın ağırlıklı olarak ilçenin doğu kesiminde yoğunlaştığını belirten Özdemir, ilçenin batısında yeni cazibe merkezlerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Spor, kültür, sanat ve sosyal etkinlikler için yeni alanların oluşturulması gerektiğini belirten Özdemir, farklı ilçelerden insanların da Nilüfer’e geldiğine dikkat çekti.

Bu nedenle yeni yaşam alanlarının yalnızca konut üretimi üzerinden değil; park, spor, kültür ve sosyal donatı alanlarıyla birlikte planlanması gerektiğini ifade etti.

Tarihi alanlar için destek çağrısı

Nilüfer’in tarihinin yalnızca modern kent kimliğiyle sınırlı olmadığını belirten Özdemir, ilçedeki arkeolojik alanlarda yürütülen çalışmaların da önemine değindi.

Kazı çalışmalarının belediyenin desteğiyle tamamlandığını belirten Özdemir, bundan sonraki süreçte alanların düzenlenmesi ve projelendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özdemir, yaklaşık 6-10 milyon liralık proje maliyetinden söz ederek, ilgili alanların belediyeye tahsis edilmesi halinde gerekli yatırımları yapmaya talip olduklarını ifade etti. Bölgede geçmişte yaklaşık 6 bin kişilik olduğu belirtilen açık hava tiyatrosunun, günümüzde yaklaşık 3 bin kişinin kullanabileceği şekilde yeniden değerlendirilebileceğini söyledi.

“Bizi de denetleyin”

Toplantının sonunda basın mensuplarının kamu adına önemli bir denetim görevi üstlendiğini belirten Özdemir, belediyenin de eleştiri ve önerilere açık olduğunu söyledi.

“Hatalı işlerimiz oluyor” diyen Özdemir, vatandaşların ve basın mensuplarının geri bildirimlerinin belediyenin eksiklerini görmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Özdemir, Nilüfer’in geleceğinin korunması için kamuoyunun, basının ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Nilüfer’i hepimizin koruması lazım” mesajı verdi.

Benzer Videolar