DOLAR 45,5464 0.25%
EURO 53,1300 -0.06%
ALTIN 6.675,27-1,73
BITCOIN 36716111.64236%
Bursa
19°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

iframe src="https://www.bursa.bel.tr/reklam/?w=720" frameborder=0 scrolling="no" style=" width: 720px; height:400px; overflow: hidden;">
Nilüfer’de bilimsel buluşma: Arkeolojinin duayenleri bir arada

Nilüfer’de bilimsel buluşma: Arkeolojinin duayenleri bir arada

ABONE OL
15 Mayıs 2026 10:38
Nilüfer’de bilimsel buluşma: Arkeolojinin duayenleri bir arada
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nilüfer Belediyesi tarafından organize edilen “Arkeoloji Gündemi” etkinlik dizisi, Türkiye’nin arkeoloji alanındaki en yetkin isimlerini Pancar Deposu’nda ağırlayarak bilimsel bir şölene imza attı. Prof. Dr. Mustafa Şahin’in yönetiminde gerçekleştirilen “Türkiye’de Arkeoloji” başlıklı panelde, ülkemizin zengin kültürel mirasının mevcut durumu, karşılaşılan yapısal sorunlar ve koruma stratejileri derinlemesine ele alındı.

Kent arkeolojisinden saha denetimlerine kadar geniş bir yelpazede gerçekleşen buluşmaya, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, meclis üyeleri ve çok sayıda sanatsever katılım gösterdi.

Side Örneği ve Bütüncül Yerleşim Yaklaşımı

Panelin öne çıkan konuşmacılarından Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, antik kentte yürütülen modern kazı stratejileri hakkında teknik bilgiler paylaştı. 2014 yılından bu yana uygulanan özel sit kararları sayesinde 140 farklı parselde akademik çalışmalar yapıldığını belirten Alanyalı, Side’nin yerleşim geçmişinin milattan önce 9. yüzyıla kadar dayandığının bilimsel olarak kanıtlandığını ifade etti. Mülk sahipleriyle yapılan özel protokollerin kazı süreçlerine ivme kazandırdığını dile getiren Alanyalı, bu modelin her bölge için geçerli olmasa da belirli antik kentlerde koruma ve araştırma dengesini kurmak adına başarılı bir örnek teşkil ettiğini vurguladı.

Kültürel Mirasta Tahribat ve Denetim Sorunu

Arkeoloji dünyasının önemli isimlerinden Nezih Başgelen, Anadolu’daki tarihi eserlerin yıllar içinde uğradığı fiziksel kayıpları çarpıcı görseller eşliğinde katılımcılara aktardı. Karabel Kaya Anıtı’ndan Edirne’deki cami çinilerine kadar uzanan geniş bir envanter üzerinden tahribatın boyutlarını gözler önüne seren Başgelen, günümüzde eserlere yönelik müdahalelerin iş makineleriyle gerçekleştirilen endüstriyel bir yıkıma dönüştüğüne dikkat çekti. İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerdeki sert yaptırımları ve etkin arazi teşkilatlanmalarını örnek gösteren Başgelen, Türkiye’de de benzer bir koruma ağının ve caydırıcı cezai sistemlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

Akademik Potansiyel ve Kurumsal Eksiklikler

Türkiye arkeolojisinin teorik altyapısını ve insan kaynağını değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, ülkedeki uzman kadrosunun dünya standartlarının üzerinde bir yetkinliğe sahip olduğunu ifade etti. Ancak bu nitelikli kadronun sahaya yansıtılmasında bürokratik engeller ve kurumsal yapı eksiklikleri yaşandığını belirten Özdoğan, özellikle arazi teşkilatının kurulması ve ulusal kültür envanterinin tamamlanması gibi stratejik adımların önemine değindi. Kurtarma kazılarının profesyonel ekiplerce yapılması ve arkeolojinin bir gelecek mirası olarak görülmesi gerektiğini hatırlatan Özdoğan, bilim ile yönetim mekanizmaları arasındaki bağın güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Etkinlik, konuşmacıların dinleyicilerden gelen soruları yanıtlaması ve günün anısına sunulan teşekkür hediyeleriyle sona erdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.