DOLAR 49,98830,05%
EURO 55,95970,00%
ALTIN 6.327,39-0,19
BITCOIN 3840815-2.19717%
Bursa
16°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

iframe src="https://www.bursa.bel.tr/reklam/?w=720" frameborder=0 scrolling="no" style=" width: 720px; height:400px; overflow: hidden;">
Organ bağışında bilinen yanlışlar

Organ bağışında bilinen yanlışlar

ABONE OL
4 Kasım 2026 12:26
Organ bağışında bilinen yanlışlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Merlin Bozkurt, 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada organ bağışının yaşamsal önemine dikkat çekti.

Türkiye’de 32 binden fazla hastanın nakil beklediğini hatırlatan Bozkurt, tek bir donörün organlarıyla 8 kişiye kadar can verebileceğini, kornea ve doku bağışıyla da birçok insana umut olabileceğini vurguladı.

“Her Rakamın Arkasında Bir Yaşam Mücadelesi Var”

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde 32 bin 936 kişinin organ nakli bekleme listesinde yer aldığını belirten Uzm. Dr. Merlin Bozkurt, Türkiye’nin nakil cerrahisinde güçlü bir tıbbi altyapıya ve cerrahi başarıya sahip olduğunu kaydetti. Tıbbın ulaştığı bu seviyenin hayat kurtarabilmesi için donör sayısının artması gerektiğini ifade eden Bozkurt, “Bir insanın bağış kararı; bir başkasının yeniden görebilmesi, yürüyebilmesi ve sevdikleriyle sağlıklı bir ömür sürmesi anlamına geliyor” dedi.

“En Sağlıklı Karar Önceden Aileyle Paylaşılan Karardır”

Yoğun bakım ortamlarında hasta yakınlarının derin bir yas yaşarken bağış kararı vermekte zorlandığını aktaran Uzm. Dr. Bozkurt, bağış niyetinin hayattayken aile bireyleriyle paylaşılmasının süreci kolaylaştırdığını belirtti:

“Aileler sevdiklerini kaybetmenin acısını yaşarken bir yandan da bu zor kararla yüzleşmek durumunda kalıyor. Bu yükü hafifletmenin en doğru yolu, bağış kararını önceden netleştirip aileyle paylaşmaktır. Böylece o an verilen bir karar olmaktan çıkarak, vefat eden kişinin vasiyetini yerine getirme huzuruna dönüşür.”

“Beyin Ölümü Geri Dönüşü Olmayan Tıbbi Bir Tanıdır”

Toplumda beyin ölümü ile koma veya bitkisel hayatın sıkça birbirine karıştırıldığına işaret eden Bozkurt, beyin ölümünün bağımsız uzman hekimler kurulu tarafından kesin kriterlerle koyulan geri dönüşsüz bir ölüm tanısı olduğunun altını çizdi. Organ alım sürecinin en yüksek cerrahi titizlikle yapıldığını ekleyen Bozkurt, “Kişinin beden bütünlüğüne ve ailenin manevi hassasiyetlerine tam saygı gösterilir. Organ bağışı yakına duyulan sevgiyi eksiltmez; onun hatırasını ve iyiliğini başka bedenlerde yaşatır” değerlendirmesinde bulundu.

e-Devlet Üzerinden Kolayca Beyan Edilebiliyor

18 yaşını doldurmuş ve akli melekeleri yerinde her bireyin organ bağışçısı olabileceğini hatırlatan Uzm. Dr. Merlin Bozkurt; başvuruların e-Devlet kapısından veya sağlık kuruluşlarının organ nakli koordinasyon birimlerinden birkaç dakikada yapılabileceğini, istenildiği takdirde bu iradeden vazgeçilebileceğini de sözlerine ekledi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r