DOLAR 43,8377 0.16%
EURO 51,7041 0.16%
ALTIN 7.182,082,07
BITCOIN 30070811.34825%
Bursa

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

iframe src="https://www.bursa.bel.tr/reklam/?w=720" frameborder=0 scrolling="no" style=" width: 720px; height:400px; overflow: hidden;">
Siyasette “kefaret” dönemi: Yavuz Ağıralioğlu Bursa’dan seslendi

Siyasette “kefaret” dönemi: Yavuz Ağıralioğlu Bursa’dan seslendi

ABONE OL
21 Şubat 2026 20:34
Siyasette “kefaret” dönemi: Yavuz Ağıralioğlu Bursa’dan seslendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programı Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.

HABER: Zeynep Sude YAVUZ

Altın Davet Salonu’nda yapılan organizasyona partililer ve çok sayıda davetli katıldı. İftar öncesi ve sonrasında birlik ve dayanışma mesajları verildi.

Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan iftar programında konuşan Bursa İl Başkanı Fikret Aslan: “Bugün baktığımızda Bursa’da birçok konuda itirazını ortaya koyan bir siyasi sahne oluştuğunu görüyoruz. Yaklaşık bir yıl önce kurulan Anahtar Parti olarak Elhamdülillah hayal ettiğimiz karşılığı sahada görmeye başladık. Özellikle Bursa’da bu karşılığı daha güçlü aldığımıza inanıyorum. Çünkü biz iddiamızı her zaman ortaya koyan bir hareket olduk. Amacımız; yaşanabilir bir hayatı var etmek ve bunun için mücadele etmektir.

Bursa’da bir yıl önce adeta 167. parti gibi görülen bir hareketin bugün sahada üçüncü parti konumuna doğru geldiğine inanıyorum. Bu da gösteriyor ki bazılarını rahatsız ettik, hem de iyi rahatsız ettik. Ama kimse merak etmesin; rahatsız etmeye devam edeceğiz. Doğru bildiklerimizi söylemeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bursa’nın geçmişi ile bugünü arasında kısa bir değerlendirme yaparak sözlerimi tamamlamak istiyorum. Bursa, Türkiye ekonomisine yaklaşık 40 milyar dolarlık katkı sağlayan, üreten ve katma değer oluşturan çok önemli bir şehir. Ancak maalesef Bursa, ürettiğinin karşılığını alamayan bir şehir haline geldi. Kamu yatırımlarında Bursa’nın aldığı pay ortada. Anadolu’daki şehirlerin pay almasına karşı değilim, diğer büyük şehirlerin pay almasına da karşı değilim. Yanlış anlaşılmak istemem. Ama üreten ve değer katan bir şehrin hak ettiği payı alamaması Bursa siyaseti açısından sorgulanması gereken bir durumdur. Biz de Bursa’daki siyasetçilerin ne yaptığını sormak istiyoruz.

Ben 25 yıl önce bu şehirde üniversite okudum. O yıllarda üniversiteye gidip gelirken rahatlıkla zaman planlaması yapabiliyorduk. Bugün ise ne üniversiteye giderken ne de şehir içinde bir yere giderken zaman planlaması yapabiliyoruz. Bunun sebebi nedir? Sebebi plansız büyümedir. Bugün şehrin birçok yerinde 25 katlı, 20 katlı, 10 katlı binalar yükseliyor. Ama bu binaların altyapısı düşünülmemiş, sağlık altyapısı oluşturulmamış, çevre düzenlemesi yapılmamış, trafik planlanmamış, eğitim alanları hesaplanmamış. Plansız ve programsız büyüyen bir şehirle karşı karşıyayız.

25 yıldır Bursa Ovası rant alanına dönüşmüş durumda. İnşaat, beton ve yoğun yapılaşma şehrin doğasını ve düzenini bozdu. Bunun sonucunda ulaşım sorunları büyüdü. Yıllardır beklediğimiz hızlı tren projesi hâlâ tamamlanamadı. İnşallah bir gün bittiğini de görürüz.

Sağlık alanında da ciddi sorunlar yaşıyoruz. Artık milletvekillerimizin görevi hastanelerden randevu almaya çalışmak haline geldi. Mecliste el kaldırıp indirmekten başka bir şey yapmayan bir siyaset anlayışı ortaya çıktı. Bursa, büyük şehirler arasında sağlık hizmetlerinden en az yararlanan şehirlerden biri haline geldi. Açılması gereken hastaneler hâlâ açılmadı ve Bursa bu sıkıntıyı derinden yaşıyor.

Bir diğer önemli mesele çevre. 25 yıl önce şeftalisiyle, armuduyla ünlü olan Bursa’da bugün bunları bulmak bile zorlaştı. Yeşil Bursa dediğimiz bu şehirde artık su sıkıntısı konuşuluyor. Oysa Bursa bir su cennetidir. Bursa’da su sıkıntısı yaşanması akıl tutulmasıdır; plan ve program eksikliğinin sonucudur. Bugün suyu bile kademeli kullanmak zorunda kalıyoruz. Su faturaları artık asgari ücretli vatandaşın belini büküyor.

Bursa’da geçinmek zorlaştı. 25 yıl önce çalışan bir insan ev alma planı yapabiliyordu. Bugün ise insanlar bırakın ev almayı, bunun hayalini bile kuramıyor. Su faturasını ödemekte zorlanan bir insan nasıl ev hayali kursun?

Hava kirliliği ise sanayinin getirdiği ağır bir yük olarak hepimizi etkiliyor. Sağlığımızı tehdit eder hale geldi. Bu şehirde yaşayan herkes bu sorunları hissediyor. Sayabileceğimiz daha birçok problem var.

Ama biz inanıyoruz ki Anahtar Parti iktidarında, Anahtar Parti döneminde Bursa’nın bu sorunlarını tek tek çözeceğiz. Bunun için çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Siyasetin Bozduğu Orucun Kefaretiyiz”

Doğruluktan ve helalden ayrılanların sorumluluğu nedeniyle omuzlarında büyük bir yük olduğunu belirten Yavuz Ağıralioğlu, Ramazandayız. Ben siyasetin yalana, talana, ayrımcılığa bozduğu orucun kefareti hassasiyetiyle siyaset yapıyorum. Anahtar Parti, Türk siyasetinde doğruluğa bozulmuş orucun kefaretidir” dedi.

Adalet sözünün tutulmadığını vurgulayan Ağıralioğlu, “Anahtar Parti; adalet için çıkılmış yolda, adaletin unutulmasından hissesine mağduriyet düşmüş milletin, milletine verdiği sözü tutamamış siyasetin kefaretidir. Alın terinin hakkını vereceğim diye ranta, faize memleketi teslim eden adliyetin kefaretidir. Anahtar Parti, memleket millet yolculuğuna çıkıp milleti unutmanın, unutanların kefaretidir” ifadelerini kullandı.

“Bursa’yı Konuşursanız Türkiye’yi Konuşursunuz”

Konuşmasında Bursa özelinde tüm Türkiye’nin sorunlarına değinen Ağıralioğlu, “Bursa’da ova derseniz dert edersiniz, su derseniz dert edersiniz. Trafiği, hayat pahalılığını, plansız şehirleşmeyi ve göçü dert edersiniz. Sokakların güvenliğini, madde bağımlılığı pençesindeki evlatlarınızı dert edersiniz” şeklinde konuştu.

Bursa’nın bir Türkiye aynası olduğunu belirten Genel Başkan, “Bursa’da dert diye saydığınızın hepsine Türkiye’nin 81 vilayetinden cevap bulursunuz. Dolayısıyla aslında Bursa’yı konuşursanız Türkiye’yi, Türkiye’yi konuşursanız Bursa’yı konuşursunuz” dedi.

“24 Yıllık İktidarın Mazereti Kalmamıştır”

Mevcut iktidarın uzun süreli yönetimine ve milletin verdiği desteğe dikkat çeken Ağıralioğlu, “Siyaset çok konuştu. Siyaset tarihimizin en çok konuşan adamı iktidardadır. Millet, ilk defa bu kadar kudretle bir partiyi 24 yıl boyunca sorunlarını çözsün, topraklarına bereket olsun diye iktidarda tutmuştur. Biz, memleket yönetimini bu kadrodan devralmak için kurulduk” açıklamasında bulundu.

“Dünya Liderimiz Var Ama Enflasyonumuz Da Var”

Siyasal kadroların zenginliğine rağmen halkın yaşadığı zorluklara değinen Ağıralioğlu, “Dünya liderlerimiz, bilge liderlerimiz, ak sakallarımız var. Siyasi kadroda takım olarak sayabileceğiniz her şey var. Ama bu kadar kadro varken yüksek enflasyonumuz, umudunu yitirmiş gençlerimiz, madde bağımlılığının pençesinde evlatlarımız var” diye konuştu.

Toplumun farklı kesimlerinin feryat ettiğini dile getiren Ağıralioğlu, “Yüksek faiz altında can çekişen sanayimiz, geçinemeyen emeklimiz, köylerini terk eden çiftçimiz, katledilen kadınlarımız var. Dünya liderimiz var da peşine eklediklerini görüyor musunuz?” sorusunu sordu.

“Muhafazakarlar Sadece İktidarlarını Muhafaza Ettiler”

İktidardaki ideolojik yapıları eleştiren Ağıralioğlu, “Muhafazakarlarımız iktidarda; muhafaza etmeleri gereken hiçbir şeyi muhafaza edemediler, iktidarları hariç. Dinimizi, dilimizi, toprağımızı, emeği ve çocuklarımızın hayallerini muhafaza etsinler diye geldiler ama sadece koltuklarını korudular. O yüzden Anahtar Parti’yi kurmak zorunda kaldık” dedi.

“Teröriste Umut Değil, Millete İş Lazım”

Son dönemdeki siyasi tartışmalara ve terör konusuna değinen Ağıralioğlu, “Millete umut olması gerekenler, memleketin evlatlarının katiline umut hakkından bahseder olmuşlar. Milletin çocuklarına iş ayarlayacaklarına, cezaevinden çıkaracakları PKK’lılara ne iş yaptırabiliriz diye düşünüyorlar. Siz evlatlarınıza iş olacaktınız, teröristlere umut oldunuz” ifadelerini kullandı.

“Nitelikli İş Gücümüz Kahırla Gidiyor”

Yurt dışına giden genç mühendisler ve beyin göçü hakkında konuşan Ağıralioğlu, “Hollanda ziyaretinde gördüm ki nitelikli iş gücü ihraç etmişiz. Bin beş yüz mühendisimiz orada bir sektörde çalışıyor. Gitmesinler mi? Gitsinler ama kahırla gitmesinler. Türk milletinin gücü olarak gitsinler” dedi.

“Millet Mazeretsiz Bir Kudret Verdi”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile iktidarın eline geçen sınırsız yetkiye değinen Ağıralioğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Eskiden ‘planımız var ama gücümüz yok’ derlerdi. Millet onlara mazeretsiz, kudretli bir iktidar devretti. Cumhurbaşkanı bir imzayla her şeyi değiştirebilir. 2018’de ‘Verin yetkiyi, enflasyonla dolarla nasıl uğraşılır görün’ dedi. Vallahi son dediğini yaptı; memleketi uçurdu!”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r