DOLAR 47,2063 0.06%
EURO 53,9436 0.06%
ALTIN 6.165,391,42
BITCOIN 30995272.46974%
Bursa
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

iframe src="https://www.bursa.bel.tr/reklam/?w=720" frameborder=0 scrolling="no" style=" width: 720px; height:400px; overflow: hidden;">
Bozbey mahkemede konuştu: “Suçlamaların tamamı iftiradan ibarettir”

Bozbey mahkemede konuştu: “Suçlamaların tamamı iftiradan ibarettir”

ABONE OL
20 Temmuz 2026 17:35
Bozbey mahkemede konuştu: “Suçlamaların tamamı iftiradan ibarettir”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hakkında açılan davanın duruşmasında kapsamlı bir savunma yaptı. Bozbey, iddianamede yer alan “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “rüşvet alma”, “imar kirliliğine neden olma” ve “kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçlamalarının tamamını reddederek, dosyada yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Mahkemede yaptığı savunmada iş insanı Emin Adanur’un beyanlarına da değinen Bozbey, 2024 yılında Adanur’un iki kez makamına gelerek ihalesiz iş talebinde bulunduğunu öne sürdü. Bu talebi kamu yararı ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kabul etmediğini belirten Bozbey, reddin ardından hakkında asılsız iddiaların gündeme getirildiğini ifade etti.

“Para Hareketleri Suç Unsuru Gibi Gösterilmeye Çalışılıyor”

İddianamede şirketler arasındaki para transferleri ile eşi Seden Bozbey’in hesaplarındaki işlemlerin suç unsuru gibi gösterildiğini belirten Bozbey, ailesinin uzun yıllardır inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ve önemli bir gayrimenkul geçmişine sahip olduğunu anlattı.

1999 yılı öncesinde de müteahhitlik yaptığını dile getiren Bozbey, inşaat yüksek mühendisi olarak mesleğini yıllarca sürdürdüğünü, aileye ait taşınmazların zaman içinde satıldığını, takas edildiğini veya değerlendirildiğini söyledi.

Saygın Kent Projesi’nde ailelerine ait çok sayıda bağımsız bölüm bulunduğunu aktaran Bozbey, aile mal varlığının yıllardır yönetildiğini ifade etti.

Hakkındaki rüşvet ve örgüt suçlamalarını reddeden Bozbey, “Bunların tamamı iftiradan, dedikodudan ve suç oluşturma çabasından ibarettir.” dedi.

Nilvak Vakfı’nın faaliyetlerini anlattı

Savunmasında Nilvak Vakfı’nın kuruluş amacı ve faaliyetlerine de değinen Bozbey, vakfın eğitim, burs ve sosyal yardım çalışmaları yürüttüğünü söyledi.

Vakfın belirli aralıklarla Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından denetlendiğini belirten Bozbey, yapılan incelemelerde faaliyetlerin amacına uygun bulunduğunu ifade etti.

Bugüne kadar belediye çalışanlarına, ihtiyaç sahibi ailelere ve yaklaşık iki bin öğrenciye destek sağlandığını aktaran Bozbey, vakfın gelir elde etmek amacıyla çeşitli ticari faaliyetler yürüttüğünü, bu kapsamda bağlı şirketler kurulduğunu anlattı.

Okul yatırımına ilişkin açıklama yaptı

FİDE A.Ş.’ye ait arsa üzerine okul inşa edilmesi sürecini de anlatan Bozbey, Kredi Garanti Fonu kapsamında kullanılan banka kredisi nedeniyle yüklenici firma üzerinden ilerlenmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Bu nedenle Serez A.Ş. ile sözleşme imzalandığını belirten Bozbey, banka tarafından kullandırılan kredinin doğrudan yüklenici firmaya aktarıldığını, firmanın da alt yüklenicilerle çalıştığını ifade etti.

Cari hesap ilişkisinin muhasebecinin önerisi doğrultusunda eşi Seden Bozbey üzerinden yürütüldüğünü söyleyen Bozbey, hukuki görüş aldıktan sonra bu yöntemin uygulandığını belirtti.

Şirket adına gelen tüm ödemelerin yine şirket faaliyetleri için kullanıldığını kaydeden Bozbey, “Eğer burada kötü niyetli bir işlem olsaydı bütün para hareketleri bu kadar açık, kayıtlı ve denetlenebilir şekilde yürütülür müydü?” ifadelerini kullandı.

Ticari faaliyetlerini savundu

1989 yılında kurduğu şirketlerden ve ticari geçmişinden söz eden Bozbey, 2008 yılındaki ekonomik süreçte şirketlerinin konkordato ilan ettiğini, bu dönemde aile olarak önemli mal varlığı kaybı yaşadıklarını anlattı.

Aile mallarının bir bölümünün yakınlarının üzerine devredildiğini belirten Bozbey, bunun yalnızca mal varlığını korumaya yönelik bir tasarruf olduğunu ifade etti.

Şirket ortaklıklarının suç gibi gösterilmeye çalışıldığını söyleyen Bozbey, “Ben belediye başkanlığından sonra hiç mi çalışmayacaktım? Sadece emekli maaşıyla mı yaşayacaktım? Ben inşaat yüksek mühendisiyim. Belediye başkanlığı benim mesleğim değil. Görevim sona erdiğinde yine kendi mesleğimi yapacağım.” dedi.

“Örgüt Suçlamasını Kesinlikle Kabul Etmiyorum”

Hakkındaki örgüt suçlamasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Bozbey, bu iddiayı kesin bir dille reddetti.

Tutuklu bulunduğu süre boyunca geçmişini sorguladığını belirten Bozbey, “Hayatıma baktım. Kendime ‘Ben hangi örgütün yöneticisi olmuşum?’ diye sordum. Kime baskı kurmuşum? Kimin hakkını gasp etmişim? Kime tehditte bulunmuşum? Bunların hiçbirinin cevabı yok. Çünkü böyle bir şey hiç yaşanmadı.” ifadelerini kullandı.

2009 yılındaki görevlendirmeyi anlattı

İddianamede delil olarak gösterilen 2009 tarihli başkan yardımcısı görevlendirmesinin Belediye Kanunu kapsamında yapılan idari bir işlem olduğunu belirten Bozbey, koordinatör başkan yardımcılığı uygulamasının belediye birimleri arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.

Bu uygulamanın yalnızca 2009-2014 döneminde kullanıldığını ifade eden Bozbey, amaçlarının belediye hizmetlerini daha etkin yürütmek olduğunu dile getirdi.

Deprem ve kentsel dönüşüm çalışmalarını anlattı

Savunmasının devamında deprem gerçeğine dikkat çeken Bozbey, Nilüfer Belediyesi döneminde yapı güvenliği konusunda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Meslek odalarıyla birlikte teknik denetim modeli oluşturduklarını söyleyen Bozbey, projelerin daha sağlıklı incelenmesi ve vatandaşların güvenli yapılarda yaşaması amacıyla hareket ettiklerini ifade etti.

Emin Adanur iddialarına yanıt verdi

Emin Adanur’u uzun yıllardır tanıdığını belirten Bozbey, Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Adanur’un iki kez makamına gelerek belediyeden iş talep ettiğini öne sürdü.

İhalesiz iş verilmesinin mümkün olmadığını söylediğini ifade eden Bozbey, ikinci görüşmenin ardından Adanur’un kendisini tehdit ettiğini savunarak, “Kendisine ihalesiz iş vermemin mümkün olmadığını söyledim. Bunun üzerine bana, ‘Tamam, bundan sonra sen göreceksin. Sana neler yapacağımı göreceksin.’ diyerek beni tehdit etti ve kapıyı sert şekilde çarpıp çıktı.” dedi.

Bu olaya ilişkin tanıkların bulunduğunu söyleyen Bozbey, daha sonra sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar nedeniyle hukuki süreç başlattıklarını ve mahkûmiyet kararları verildiğini belirtti.

HTS kayıtları ve diğer iddialara ilişkin değerlendirmeleri

İddianamede yer alan HTS kayıtları üzerinden suç oluşturulmaya çalışıldığını savunan Bozbey, telefon görüşmesi yapmanın tek başına suç delili sayılamayacağını ifade etti.

Rüşvet iddiasına konu edilen taşınmazla ilgili bilgisi olmadığını söyleyen Bozbey, ruhsat tarihleri ile satın alma tarihleri arasında aylar bulunduğunu ve bunun olağan bir ticari işlem olduğunu savundu.

Dosyada yer alan Hüseyin Arslan isimli kişiyi tanımadığını belirten Bozbey, yalnızca bir telefon görüşmesi yaptığını, görüşmede tehdit içerikli ifadeler kullanılması üzerine konuşmayı sonlandırdığını ifade etti.

Bozbey, iddianamede yer alan 30 olay başlığına ilişkin suçlamaların tamamını reddederek, dosyadaki iddiaların varsayımlara ve gerçeği yansıtmayan beyanlara dayandığını savundu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.