DOLAR 47,0354 -0.01%
EURO 53,8308 0.18%
ALTIN 6.119,66-0,13
BITCOIN 30389903.41447%
Bursa
27°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

iframe src="https://www.bursa.bel.tr/reklam/?w=720" frameborder=0 scrolling="no" style=" width: 720px; height:400px; overflow: hidden;">
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nde en riskli dönem başladı

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nde en riskli dönem başladı

ABONE OL
13 Temmuz 2026 11:35
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nde en riskli dönem başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yaz aylarında doğada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte kene kaynaklı hastalık riski de yükseliyor. Uzmanlar, özellikle haziran ve temmuz aylarında daha sık görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle vatandaşların hem korunma yöntemlerini bilmesi hem de olası belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, KKKA vakalarının Türkiye’de her yıl nisan-ekim döneminde görüldüğünü, en yoğun dönemin ise haziran ve temmuz ayları olduğunu söyledi.

Risk en çok bu bölgelerde

KKKA’nın, çoğunlukla “Hyalomma marginatum” türü keneler aracılığıyla bulaştığını belirten Ayan, virüsün kenenin deriye tutunması veya çıplak elle ezilmesi sonucu insana geçebildiğini ifade etti. Hastalığın enfekte hayvanların ya da hastaların kan ve vücut sıvılarıyla temas yoluyla da bulaşabileceğine dikkat çeken Ayan, Türkiye’de vakaların özellikle Tokat, Sivas, Yozgat ve Çorum başta olmak üzere İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığını kaydetti.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, kasaplar, sağlık çalışanları ile riskli bölgelere seyahat eden kişilerin hastalık açısından daha yüksek risk taşıdığı belirtildi.

Belirtiler birkaç gün içinde ortaya çıkabiliyor

Uzmanlara göre hastalık belirtileri, kenenin tutunmasının ardından genellikle 1 ila 5 gün içinde görülüyor. Yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları, mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrısı ilk belirtiler arasında yer alıyor.

İlerlemiş vakalarda diş eti, burun ve sindirim sistemi başta olmak üzere çeşitli organlarda kanamalar gelişebileceğini ifade eden Ayan, hastalığın ağır seyretmesi durumunda şok ve çoklu organ yetmezliğinin görülebileceğini belirtti. Hastalık için etkinliği kanıtlanmış özel bir antiviral tedavi bulunmadığını hatırlatan Ayan, erken tanı ve zamanında uygulanan destek tedavisinin yaşam kurtarıcı olduğunu vurguladı.

Uzmanlardan 5 önemli uyarı

Dr. Saliha Ayan, KKKA riskini azaltmak için şu önerilerde bulundu:

  • Riskli alanlarda uzun kollu, paçaları kapalı ve mümkünse açık renkli kıyafetler tercih edin.
  • Doğadan döndükten sonra vücudunuzu kene açısından mutlaka kontrol edin.
  • Vücuda tutunan keneye çıplak elle dokunmayın ve ezmeyin.
  • Keneyi uygun bir malzemeyle deriye en yakın noktadan dikkatlice çıkarın.
  • Keneyi çıkaramıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

İlk 10 gün yakından takip edilmeli

Uzmanlar, kene çıkarıldıktan sonraki 10 günün kritik olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.

Öte yandan uzmanlar, günümüzde KKKA’ya karşı dünya genelinde yaygın olarak kullanılan ve etkinliği kabul edilmiş bir aşının bulunmadığını belirterek, hastalıkla mücadelede en etkili yöntemin korunma tedbirleri ve erken farkındalık olduğunun altını çiziyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.