Uludağ’da askıya çıkarılan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planları, yeni konaklama alanları, 935 yataklık kapasite artışı ve yeni mekanik tesis kararlarıyla tartışma yarattı. Bursa Barosu ve TMMOB Bursa İKK, planların koruma-kullanma dengesini bozduğunu belirterek kararların yeniden değerlendirilmesini talep etti.
HABER: Zeynep Sude YAVUZ
Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, Bursa Barosu ve TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu adına yaptığı açıklamada, Uludağ Alan Başkanlığı kapsamında hazırlanan alt ölçekli imar planlarına tepki gösterdi. Alan Başkanlığı’nın kuruluş sürecinden bu yana dile getirdikleri hukuki ve bilimsel kaygıların bugün plan kararlarında somutlaştığını belirten Öztosun, Uludağ’ın turizm ve yapılaşma ihtiyaçlarının gerisine bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Uludağ’ın Milli Park statüsünün zayıflatılarak farklı bir yönetim ve planlama rejimine geçirilmesine ilişkin daha önce de uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Öztosun, Bursa Barosu, TMMOB Bursa bileşenleri, akademik meslek odaları, meslek dernekleri ve çevre örgütleri olarak temel itirazlarının Uludağ’ın doğal, ekolojik ve kültürel değerlerinin korunması olduğunu ifade etti.
Öztosun, Alan Başkanlığı modelinin koruma-kullanma dengesini kullanım lehine bozabileceğini savunarak, bugün askıya çıkarılan alt ölçekli planların geçmişte dile getirdikleri endişeleri doğruladığını belirtti.
Uludağ Alan Komisyonu’nun imar ve planlama süreçlerinin yanı sıra doğal sit alanlarının tescili, derecelendirilmesi ve sınır değişiklikleri konusunda da yetkili olmasına dikkat çeken Öztosun, bu yetkilerin alanın ekolojik geleceği açısından hukuki risk taşıdığını söyledi.
Öztosun, Danışma Kurulu’nda turizm, ticaret ve işletmecilik alanında faaliyet gösteren kurumların ağırlıklı olarak yer almasının da eleştiri konusu olduğunu belirterek, ekolojik ve bilimsel temsilin karar süreçlerinde daha güçlü olması gerektiğini savundu.
Bursa Barosu ve TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak 1/50.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın iptali istemiyle dava açtıklarını hatırlatan Öztosun, dava sonuçlanmadan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planların askıya çıkarıldığını söyledi.
Öztosun, alt ölçekli planlarda yeni konaklama alanları, mevcut yapılaşma haklarının devamı, yeni rekreasyon alanları, genişletilen spor ve kayak eğitim alanları ile yeni mekanik tesis kararlarının bulunduğunu belirtti.
Plan kararlarının yalnızca yeni binalardan ibaret olmadığını dile getiren Öztosun, Uludağ’daki mevcut yatak kapasitesinin 3 bin 546’dan 4 bin 481’e çıkarılmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Bu artışın 935 yeni yatak ve yüzde 26,4 oranında kapasite artışı anlamına geldiğini belirten Öztosun, bunun ulaşım, altyapı, su, enerji, otopark ve atık yönetimi gibi alanlarda oluşturacağı kümülatif etkinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Öztosun, planlarda mevcut durumda bulunmayan 52,77 hektarlık rekreasyon alanı ile 36,93 hektarlık güvenlik tampon bölgesi tanımlandığını belirterek, hassas ekosistem üzerindeki insan baskısının artırılacağı uyarısında bulundu.
Ayrıca yedi yeni mekanik tesis hattının planlandığını ifade eden Öztosun, bu hatlarla saatte 6 bin 450 kişilik ek kapasite oluşturulmasının öngörüldüğünü söyledi.
Açıklamada en dikkat çekici başlıklardan biri ise planlama alanındaki “doğal arazi” statüsüne ilişkin oldu.
Öztosun, mevcut durumda planlama alanının yüzde 52,18’ine karşılık gelen 305,33 hektarlık bölümünün doğal arazi niteliğinde olduğunu belirterek, askıdaki imar planlarında bu sınıfın tamamen ortadan kaldırıldığını savundu.
Böylece 572,41 hektarlık planlama alanının tamamının insan müdahalesine açık kullanımlara ayrıldığını ifade eden Öztosun, bunun Uludağ’ın korunmasına ilişkin ciddi soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Uludağ’ın planlanmasında temel yaklaşımın turizm kapasitesini artırmak değil, ekolojik sınırları belirlemek olması gerektiğini vurgulayan Öztosun, “Buraya daha ne yapılabilir?” anlayışı yerine “Bu hassas ekosistem daha ne kadar müdahaleyi kaldırabilir?” sorusunun esas alınması gerektiğini belirtti.
Öztosun ayrıca, yapay karlama amacıyla gölet oluşturulmasına yönelik plan kararını da eleştirerek, doğal koşulların yetersiz kaldığı noktada ekolojik sınırların gözetilmesi yerine yeni yapay müdahalelere başvurulmasının koruma anlayışıyla bağdaşmadığını savundu.
Bursa Barosu ve TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu adına taleplerini sıralayan Öztosun; Uludağ Alan Başkanlığı’nın yönetim ve karar alma mekanizmalarının kamu yararı, ekolojik öncelikler, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini istedi.
Öztosun, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planlarda öngörülen yapılaşma, konaklama ve kullanım kararlarının durdurulmasını, ekolojik taşıma kapasitesi ile kümülatif çevresel etkilerin değerlendirilmesini ve sit alanları ile koruma statülerine ilişkin kararların bilimsel kurullar ve kamusal denetim çerçevesinde alınmasını talep etti.
Açıklamasının sonunda Uludağ’ın gelecek kuşakların ortak doğal mirası olduğunu vurgulayan Öztosun, Milli Park düzeni dışına çıkarılmasıyla oluşan yönetim ve koruma kaygılarının alt ölçekli planlarla somutlaştığını ve bunu kabul etmediklerini belirtti.
EKONOMİ
10 Eylül 2026GENEL
10 Eylül 2026GÜNDEM
10 Eylül 2026GÜNDEM
10 Eylül 2026GÜNDEM
10 Eylül 2026SPOR
10 Eylül 2026GÜNDEM
10 Eylül 2026
1
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ekonomi mesajı
7429 kez okundu
2
Nilüfer’de ruhsatsız yapılara yıkım
5187 kez okundu
3
İncirin bereketi festivale taşınıyor
4976 kez okundu
4
Mustafakemalpaşa’da CHP’den yoğun saha programı
4063 kez okundu
5
Osmangazi, Türkiye Ralli Şampiyonası’na ev sahipliği yapıyor
3039 kez okundu